Anthony Leondis – Igor

igor_teaser_john cusack

  • Herkesin içinde bir şeytanilik vardır, ama kullanıp kullanmayacağımızı biz seçeriz.
  • Kötü bir önemli kişi olmaktansa, iyi bir önemsiz kişi olmayı tercih ederim.
Tagged with: , , , , , , ,
Filmler kategorisinde yayınlandı

Renny Bartlett – Andrew Marr’s History of the World

Renny Bartlett - Andrew Marr's History of the World

  • Buhar makinelerinin bulunması ile dünyanın gidişatı kökten değişti. Endüstri çağı başladı. Buhar makineleri İngiltere’de 40 milyon insanın yaptığı işi tek başına yapabiliyordu.
    Dünyayı değiştiren ve bulucularını dünya arenasında öne geçiren bu buluş neden İngiltere’de oldu?
    İngilizler’in eşsiz bir zekası mı vardı? Hayır.
    Sebebi, ülkede kömür yataklarının bulunması mıydı? Pek sayılmaz.
    Bunun sebebi, İngilizler’in monarşiyi sınırlayan, herkese yasal haklar tanıyan, düşünce özgürlüğüne imkan veren ve İngiliz dahilerin fikirlerine sahip çıkarak para kazanmalarına olanak sağlayan yeni bir politik sistem geliştirmiş olmasıydı. Düşünce için yeteri kadar özgürlük, kazanç için yeteri kadar kanun.

tamamı

Tagged with: , , , , , , , , , , , , , , , ,
Filmler kategorisinde yayınlandı

Rene Guenon – Modern Dünyanın Bunalımı

Rene Guenon - Modern Dunyanin Bunalimi

  • Yöneticiler yoksa yönetilenler de yoktur. Modern dünyada yöneticilerin büyük ustalığı, halkın kendi kendini yönettiğine  halkı inandırmalarıdır. Halk da buna memnuniyetle inanır, çünkü bununla pohpohlanmaktadır ve zaten bunun imkansız bir şey olduğunu göremeyecek kadar düşünceden yoksundur halk. İşte bu yanılsamayı yaratmak için “kamuya oy hakkı” denen şey icat edilmiştir. Yasayı koyanın, çoğunluğun kanaati olduğu farz ediliyor; ama burada farkına varılamayan husus, halkın kanaatinin çok kolayca yönlendirilebileceği ve değiştirilebileceği hususudur. Uygun telkinler yardımıyla kamuoyunda her zaman şu veya bu, belli bir yönde giden akımlar meydana getirilebilir. “Kamuoyu yaratmak” deyiminden ilk kez kimin söz ettiğini pek bilmiyoruz ama, bu deyim tamamen doğrudur; gerçi sonucu elde etmek için gerekli araçlara gerçekten sahip olanların, her zaman görünürdeki yöneticiler olmadığını da söylemek gerekir. Bu son açıklama, en “önde gözüken” politikacıların yetersizliğinin, niçin çok nispi bir önem taşıyor gibi göründüğünü kuşkusuz ortaya koymaktadır. Ama burada “idari mekanizma” denilen mekanizmanın çarklarını parçalara ayırıp göstermek söz konusu olmadığından, az önce sözünü ettiğimiz yanılsamayı sürdürmek için bu yetersizliğin imkan sağladığını belirtmekle yetineceğiz.: Gerçekten ancak bu koşullarda, söz konusu politikacılar, bu görünümü vererek çoğunluktan çıkıyor gibi gözükebilir; çünkü hangi konuda görüşünü açıklamaya çağrılırsa çağrılsın, çoğunluk her zaman bilgisiz insanlardan oluşur ve çoğunluğun sayısı kararını, bilinçlice ve işin iç yüzünü bilerek verebilen insanlardan kıyaslanamayacak kadar büyüktür.

tamamı

Tagged with: , , , ,
Kitaplar kategorisinde yayınlandı

Can Dündar & Hamdi Gezmiş – Abim Deniz

Can Dundar & Hamdi Gezmis - Abim Deniz

  • “Dünyanın her yanında, yürürlükteki bozuk düzenlere başkaldıran ülkücüler görülür. Bunları adi suçlularla bir tutmak mümkün değildir. Deniz Gezmiş ve arkadaşları, tuttukları yolu kendileri icat etmediler. Güney Amerika’da daha önce uygulanmış yöntemleri uyguladılar. Bunlar genç insanlardır. Onların çağındaki çoğu delikanlı, genç kız, el ele dans salonlarında dolaşıp sinemaya gidiyorlar, hayatın ve gençliklerinin tadını çıkarıyorlar. Deniz ve arkadaşları da böyle yapabilirlerdi. Hangi nedenle ölümü göze alıp kanundışı bir mücadelenin tehlikesine atılmışlardır? Nasıl bir tılsıma kapılmışlardır ki, ölüm pahasına bir eyleme sarılmışlardır?
    Deli midirler?
    Çoğu kimse bunu anlamaz. Gerçekte Denizin tuttuğu yol, daha başından tıkalı idi. Herhalde kendisi de biliyordu bunu… Sonu çıkmaz bir tehlikeli patikaya sapmanın akılla pek ilgisi yoktur. Ülkücülük, gerçekçiliği aşan bir düzeye ulaştı mı, bu tür davranışlara sarılır insan.
    Hiç kuşkusuz Deniz istese üniversiteyi uslu akıllı bitirirdi. “Evet efendimcilik” ve “çıkarcılık “politikasını meslek edinerek bozuk düzenin en yağlı ballı yerlerine tırmanabilirdi. Yetenekleri üstündü. Çalışkandı. Üniversitenin mezunlar kapısından çıktığı saat, mutlu azınlığa katılmak için önünde bir engel kalmıyordu. Yoksul köylülerin, mazlum emekçilerin, fakir insanların az gelişmiş Türkiye’sinde Deniz ve arkadaşları bir yağlı kemik kapmak isteseler elbette muratlarına ererlerdi.
    Ülkücülük yoluna baş koydular.
    Ve inançları uğruna ölümü göze aldılar. Yalnız kendilerine değil, belki de çok şeye zararları dokundu. Çıkmaz yolları zorlamakla kendilerine yazık ettiler, gerici ve tutucu siyasi iktidara, devrimciler aleyhine büyük propaganda fırsatı yarattılar.
    Deniz ve arkadaşları suç işlemişlerdir.
    Ve bunun cezasını göze almışlardır.
    Ne var ki, asıl suç onlarda değil, onları bu yollara iten namussuzlar koalisyonundadır. Üniversiteli gençlerin devrimci dinamizmini, Türkiye’nin yükselişi için itici güç olarak değerlendiremeyen her siyasi iktidar, suçlu olacaktır.
    Öyle bir düzen kuralım ki, çağdaş uygarlığa hasret Türkiye’nin devrimci gençleri, bu düzenin en taze itici gücü olsun. Bu düzeni kuramayan yaşlılar, menfaat şebekelerinin siyaset sahnesindeki kuklaları olmaya devam ettikçe, gerçek suçlu olmaktan kurtulamayacaklardır.” İlhan Selçuk, Cumhuriyet, 19 Mart 1971

tamamı

Tagged with: , , , , , , , , , , ,
Kitaplar kategorisinde yayınlandı

Füruğ Ferruhzad – Khaneh siah ast (Ev Karadır)

Forugh Farrokhzad Khaneh siah ast Ev Karadir

  • Bu dünyada çirkinlik çoktur. Ve insanlar ona gözlerini kapatırsa daha da çoğalır.
  • Allah’ım, güvercininin ruhunu vahşi hayvanlara emanet etme.
    Hatırla, hayatım bir soluktan ibaret ve o, acı dolu aylara bölünmüş.
    Ve çevremi saran neşeli şarkılar değirmenlerin gürültüsü ve canlı ışıklar yitip gitti.
    Ne mutlu, bu zamanda hasat yapanlara ve elleriyle başakları toplayabilenlere.

imdb [Hassas izleyiciler için zor görüntüler (Cüzzam…) içerir]
alıntılar

Tagged with: , , , , , , , , , , ,
Filmler kategorisinde yayınlandı

Luis Bunuel – Nazarin

Luis Bunuel - Nazarin

  • Peder Eğer vaazlarınızı dinlersem, Şeytanlardan kurtulacak mıyım?
  • Hangi şeytanlarmış bunlar ?
  • İçindeki şeytanlar. Zavallı şey onlarla dolu.
  • Kardeşim kalp spazmım olduğunu söylüyor. Bu bir lanet. Birileri senin kötülüğünü istiyor.
  • Size kaç defa daha söylemeliyim bunların hepsi batıl inanç diye?
  • Nefesimin kesildiğini hissettiğim zamanlarda, midemin içinde bir ateş topu varmış gibi beni öldürüyorlarmış gibi hissediyorum.
  • Bu şeytan ya da büyü değil. İyi bilinen bir hastalıktır. Kuruntudan kaynaklanıyor. Bundan dolayı çaresi de hayal gücü, düzenli bir yaşam ve egzersizdir. Kederlenmeyi bırak. Dua et. Bunu yeneceksin.
  • Bence hepsi şeytanın işi.
Tagged with: , , , , , , , , , ,
Filmler kategorisinde yayınlandı

Mengistu Haile Mariam

Mengistu Haile Mariam

  • 1978’de rejim Haile Selassie’nin devrilişinin dördüncü yılı vesilesiyle bir ulusal tören düzenledi. O zamana dek Mengistu, Derg’in tartışmasız lideriydi. Etiyopya’yı idare edeceği yer için kendisine monarşi ilga edileli beri boş duran Selassie’nin Büyük Saray’ını seçmişti. Törende tıpkı eskinin imparatorları gibi varaklı bir koltukta oturup resmi geçidi izledi. Resmi faaliyetler bir kez daha Büyük Saray’da yürütülüyor ve Mengistu, Haile Selassie’nin eski tahtında oturuyordu. Mengistu kendini bir gerileme döneminin ardından 19. yüzyıl ortalarında Süleyman Hanedanı’nı yeniden kuran İmparator Tevodros’la karşılaştırmaya başlamıştı. Bakanlarından biri, Dawit Wolde Giorgis, hatıratında şöyle diyor:
    Devrimin başlangıcında hepimiz geçmişe ilişkin her şeyi tamamen reddettik. Artık araba kullanmayacak ya da takım elbise giymeyecektik; kravat takmak suç sayıldı. Sizi hali vakti yerinde ya da burjuva gösteren her şey, bir tutam zenginlik ya da kültür, eski düzenin bir parçası olarak görülüp küçümsendi. Sonra, 1978 civarı, tüm bunlar değişmeye başladı. Maddiyat önce yavaş yavaş kabul edildi, ardından gerekli görüldü. En iyi Avrupa terzilerinin diktiği takım elbiseler tüm üst düzey devlet yetkililerinin ve Askeri Meclis üyelerinin üniforması haline geldi. Her şeyin en iyisine sahiptik; en iyi evler, en iyi arabalar, en iyi viski, şampanya, yemek. Bu, Devrim ideallerinin tamamen tersine dönmesiydi.
    Giorgis ayrıca Mengistu’nun ülkenin tek hâkimi olduğunda nasıl hemen değiştiğini de canlı bir biçimde aktarıyor:
    Gerçek Mengistu yüzünü gösterdi; intikamcı, zalim ve otoriter […] Eskiden içimizden biriymişçesine onunla elimiz cebimizde konuşan bizler, kendimizi onun önünde büyük bir dikkatle hazırolda bekleyip çekinerek saygı gösterirken bulduk. Eskiden ona hitap ederken ante, yani “sen” derken artık daha resmi biçimde ersiwo, yani “siz” diyorduk. Menelik Sarayı’nda daha büyük, daha pahalı bir ofise taşındı […] imparator’un arabalarını kullanmaya başladı […] Eşitlik getirecek bir devrimimizin olması gerekiyordu; oysa o yeni imparatora dönüşmüştü.

Daron Acemoğlu & James A. Robinson – Ulusların Düşüşü

Tagged with: , , , , , , , , , ,
Kitaplar kategorisinde yayınlandı
Sayfalar

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 131 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: