Det Sjunde Inseglet (Yedinci Mühür)

Ingmar Bergman - Det Sjunde Inseglet (The Seventh Seal/Yedinci Mühür, 1957)

İhsan Oktay Anar’ın Efrasiyab’ın Hikayeleri‘ndeki gibi, kahramanımız ile ölümün yüzyüze gelmesi ve ölüm’ün can almayı birbirleri ile oynayacakları satranç oyununa göre geciktirmesi etrafında gelişen olayları içeren film.
Kahramanımız satranç ustasıdır fakat rakibi olan ölüm ustalar ustasıdır. Ölüm, kahramanımız ile dalga geçer, onun becerilerinin sınırlılığı karşısında aynı anda hem görevini yerine getirir hem de rahat bir satranç müsabakası çıkarır. Şövalye kahramanımız ise uzatma dakikalarını oynadığı hayatının o döneminde hayat-ölüm-inanç-sınırlar hakkında muhasebelerde bulunur.

- Kimsin sen?
+ Ben ÖLÜM’üm.
- Benim için mi geldin?
+ Uzun zamandır senin yanındaydım.
- Biliyorum.
+ Hazır mısın?
- Bedenim korkuyor ben değil.
- Bir dakika dur.
+ Hep öyle dersiniz.
+ Ama ben süre tanımam.
+ Satranç oynuyorsun değil mi?
- Nasıl bildin?
+ Nasıl mı? resimlerden ve dinlediğim şarkılardan.
- Aslında usta bir oyuncuyumdur.
+ Ama yine de benden iyi olamazsın.
- Benimle neden satranç oynayacaksın?
+ O benim meselem.
- Haklısın.
- Sana karşı koyabildiğim sürece, canımı almayacaksın.
- Yenersem peşimi bırakırsın.

Yukarıdaki diyalogun videosu için tıklayınız

veya

____

- bu boşluk yüzüme tutulan bir ayna gibi. kendimi görüyorum. içim korku ve tiksintiyle doluyor. insanlara karşı duyarsızlığımla kendimi çevremden soyutladım. şimdi bir hayaletler dünyasındayım. rüyalarımda ve hayallerimde tutsak kaldım.
+ yine de ölmek istemiyorsun.
- hayır istiyorum.
+ neyi bekliyorsun?
- bilgi istiyorum.
+ garanti istiyorsun.
- her neyse.
+insanın duyularıyla tanrı’yı kavrayabilmesi o kadar imkansız mı?
- o neden yarım vaatlerin ve görülmeyen mucizelerin ardına saklansın ki? kendimize inancımız yoksa başkasına nasıl inanç duyabiliriz? benim gibi inanmak isteyen ama yapamayanlara ne olacak? ya inanmayan, inanamayanlar? içimdeki tanrı’yı neden öldüremiyorum? o’nu kalbimden atmak istememe rağmen… neden alçaltıcı ve acı verici şekilde içimde yaşamaya devam ediyor. neden her şeye rağmen bu gerçeklikten kurtulamıyorum? dinliyor musunuz?
+ dinliyorum.
- ben bilgi istiyorum! inanç ya da varsayım değil, bilgi. tanrı’nın kendini göstermesini, benimle konuşmasını istiyorum.
+ ama o suskun.
- karanlıkta ona sesleniyorum. ama sanki hiç kimse yok. belki de kimse yoktur. o halde yaşam korkunç bir şey. her şeyin bir hiç olduğunu bilen biri ölüm karşısında yaşayamaz. çoğu insan ne ölüm’ü ne de yaşamın hiçliğini düşünür. ama bir gün hayatın son anlarında karanlıkla yüzleşmeleri gerekecek.
o gün…
korkumuzdan bir imge yaratır ve sonra o imgeye tanrı adını veririz.

_______

- Sen oradaki ağzı açık budala. ve sen oradaki. Bu son saatleriniz olabilir biliyor musunuz? Ölüm hemen yanınızda. Tacı güneşte parlıyor. Tırpanı başınızın üzerinde sallanıyor. Önce hanginizi vuracak? Önce hanginizi vuracak? Cevap verin hanginizi vuracak? Sen oradaki, aval aval bakan. Akşama kalmadan o çarpık ağzınla son nefesini vermiş mi olacaksın. Ve sen kadın. Hayata iştahla ve şehvetle sarılmışsın. Şafağa kalmadan betin benzin atıp devrilecek misin? Ya sen koca burunlu sırıtan herif! Enkazınla dünyayı kirletmen için bir yılın daha var mı? Biliyor musunuz ki ey budalalar hepiniz öleceksiniz. Bugün, yarın, ya da öbür gün. Hepiniz ölüme mahkumsunuz. Duydunuz mu? Mahkum oldunuz!

 

Ingmar Bergman


Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s