Kimse “Seni seviyorum” demeye cesaret edemiyor, bir şairin ağzından çıkarmış gibi bir “Seni seviyorum” denemiyor ve arada hep bir mesafe oluyor… Burada sorun nedir? Sorun, ortada niçin böyle bir korku olduğu. Çünkü iddia ediyorum ki eskiler doğrudan “seni seviyorum” dediklerinde doğrudan bunu kastediyorlardı. Tüm bu araya mesafe koymalar dâhildi. Fakat şimdilerde doğrudan “seni seviyorum” dediğimizde bunun anlamını aşabileceğinden, samimiyetsiz ve menfaat gereği olabileceğinde korkanlar bizleriz. Buna inanıyoruz.
__
“Tanrı yoksa her şey mubahtır” kalkmış ”Tanrı yoksa herşey yasaktır” olmuş. Ama nasıl, bir yandan mutluluk ve hazla dolu bir yaşam sürmenize izin veriliyor Ama diğer yandan mutlu olmak için tehlikeli aşırılıklardan kaçınmanız gerek, deniyor. Sonuçta her şey yasaklanıyor. Yağ yiyemezsiniz, kahve içemezsiniz hiçbir şeye sahip olamazsınız. Keyif alabilmek için Bugünün hedonizmi hazzı kısıtlamayla birleştiriyor Hazla kısıtlama arasındaki doğru ölçü denince eskiden anlaşılan bir kavram artık yok. Seks yapılabilir ama aşırıya kaçmamalı türünden. Çok daha paradoksal bir durum söz konusu iki aşırının derhal birbirine tesadüf etmesi gibi bir şey. Sanki etki ve tepki birbirine tesadüf ediyor. Hasara sebep olan şeyin kendisi hasarı iyileştirecek ilaç oluveriyor.
Bunun tipik bir örneğine Bir süre önce Kaliforniya’da rastladım Burada New York’tan alınabiliyor mu, bilmiyorum. Çikolatalı Mühsil! Reklamında ne diyor biliyor musunuz? ”Kabızlık mı çekiyorsunuz?” ”Bu çikolatadan daha fazla yiyin” Maddenin kendisi, daha şimdiden kendi panzehiri olup çıkmış. Bu duruşun başımıza açtığı belanın olumsuz kanıtı günümüzde gerçek ve kısıtlanmamış tüketimin uyuşturucu, özgür seks ve sigara gibi ana kollar üzerinden asıl tehlike olarak belirmeye başladığı gerçeğidir. Yasa olmadığı halde yasağın evrenselleşmesini nasıl açıklayabiliriz? Olası tek açıklama var: “Haddin Aşılması” olarak tecrübe ettiğimiz keyfin kendisi en içten haliyle dayatılmış ve ısmarlanmış bir şey Keyfi asla kendiliğinden yaşamıyor, keyif duymak için gelen belli bir emri izliyoruz Bu müstehcen emre, bu müstehcen çağrıya psikanalizde verilen isim: ”HAZ ÜSTBENLİKTİR”
“HAZ ÜSTBENLİKTİR.” -Çünkü Ne Yaptıklarını Bilmiyorlar Politik Bir Faktör Olarak Zevk. Geleneksel psikanaliz kavramı, bazı iç engellemeler yüzünden babadan gelen veya toplumsal yasakların aşırı olanlarını içselleştirdiğinizi veya onlarla özdeşleştiğinizi söyler. Kendinizi özgür kılamazsınız ki haz duyabilesiniz. Haz size suçluluk hissettirecek bazı patolojik biçimleri dışında, erişebileceğiniz bir şey değildir. O zaman fikir şudur: Psikanaliz, içselleştirdiğiniz bu yasakların üstesinden gelerek veya onları askıya alarak haz duymanıza imkan sağlar. Günümüzün sorunu iktidardaki ideolojinin ”Hayatın farklı yönleriyle..keyfini çıkarın!” şeklindeki buyruğudur. Bu, cinsel keyif, tüketim veya ticari mal keyfinden tutun da manevi hazza veya kendini gerçekleştirmeye kadar uzanabilir. Bence günümüzün problemi yasaklarımızdan nasıl kurtulacağınız ve asıl keyif alacağınız değil Keyif almamızı emreden o buyruktan nasıl kurtulacağımızdır.
__________
dd
