Cengiz Aytmatov
Beyaz Gemi
Çeviren: Mehmet Özgül
DA Yayıncılık, İstanbul, 2009
* İnsanlar hastalıklardan çok, kendilerini olduklarından büyük gösterme hevesinden, doymak bilmez yükselme hırsından dolayı öbür dünyayı boylarlar
*
“İşte oğlum atalarımız; zenginliğin sonunda kendini beğenme, kendini beğenmenin sonunda da çılgınlık gelir derlerdi”
*
“İşte oğlum, paranın sözünün geçtiği, tatlı sözün değerini yitirdiği yerde güzelliğin anlamı kalmaz”
*
… aptalın tekiydi, gelgelelim yaşamaktan zevk alanlar gene bu aptallardı.
*
- Dedem, “Atalarını tanımlayanlar kısa zamanda yozlaşırlar” diyor
+ Kimmiş bu yozlaşanlar? İnsanlar mı?
- Evet, insanlar.
+ Neden öyle?
- Neden mi? Çocukları, çocuklarının çocuklarını anımsamayacağı için yaptıkları kötü şeylerden utanmamaya başlarmış da ondan. Sonra kimse iyi şeyler yapmaya kalkmazmış. Çünkü nasıl olsa bir ananları, onlarla övünenleri çıkmayacak, diyor dedem.
*
Ama durmadın gittin. Hiçbir zaman balık olamayacağını biliyor muydun? Isık-Göl’e kadar yüzemeyeceğini, oradan beyaz gemiyi göremeyeceğini, ona ” Merhaba, beyaz gemi, ben geldim” diyemeyeceğini düşünmedin mi küçük çocuk?
Ama bir şeyi rahatça söyleyebilirim: çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddettin sen. İşte bunun için avunuyorum. Bir kez çakıp sönen bir şimşek gibi yaşadın sen. Şimşeklerin kaynağı göktür, gök ise sonsuzluktur, işte bundan dolayı kıvançlıyım.
Avunduğum başka bir şey daha var: insanın çocuksu, temiz vicdanı tohumun içindeki öz gibidir. Bu öz olmadan hiç bir tohum gelişemez ve bizleri ilerde ne beklerse beklesin, insanlar yaşadıkça hak, doğruluk denen şeyler de varolacaktır.
