Erich Fromm – Man For Himself

MAN FOR HIMSELF erich fromm

MAN FOR HIMSELF

Türkçesi         : Kendini Savunan İnsan

Eser yazarı     : Erich Fromm

Yayınevi         : Say Yayınları, 1996

Çeviren          : Necla Arat

  • Aristotales, etkinlik kavramını açıklamak için Olimpiyat oyunlarını bir benzetme olarak kullanıyor. Diyor ki; “Bu oyunlarda taç giyenler, en güzeller ve en güçlüler olmayıp yarışanlardır (çünkü başarılı olanlar, bu yarışanlardan bazılarıdır). Böylece eylemde bulunanlar yaşamdaki iyi ve soylu şeyleri kazanırlar; hem de haklı olarak kazanırlar”
  • Varlığını korumak, Spinoza’ya göre yetenekli olduğu şey hâline gelebilmektir. O; “eğer bir at insana dönüştürülürse bir böceğe dönüştürüldüğü zamanki ölçüde yok edilmiş olacaktır” diyor. Burada hemen şunu eklememiz gerekiyor; Spinoza’ya göre bir insan da eğer bir meleğe dönüştürülürse, bir ata dönüştürüldüğü zamanki ölçüde yok edilmiş olur. Erdem, her canlının özgül güçlerinin ortaya konmasıdır. İnsan için erdem, içinde en çok insanlaştığı durumdur.
  • Sevgi bir zenginlik olayıdır. Sevginin öncülü ise, onu verebilecek bir şeyin gücüdür. Sevgi, evetlemek ve üreticiliktir. “O, sevileni yaratmak ister”. Bir başka insanı sevmek, yalnızca bu içsel güçten doğduğu zaman erdemdir. Ama sevgi, insanın kendisi olma konusundaki temel güçsüzlüğünün bir anlatımı olduğunda, bir kötülüktür.
  • Sevmek, insanın sevme gücünün bir anlatımıdır. Birisini sevmek, bu gücün bir kişi ile ilgi içinde gerçekleşmesi ve ‘insanın dünyada sevebileceği bir tek kişi bulunduğu ve o kişiye rastlamanın yaşamdaki en büyük şans olduğu’ görüşü doğru değildir. Böyle birisine rastlandığı zaman ona duyulan sevgi sonucu, başka herkesi sevmekten vazgeçildiği de doğru değildir. Yalnız bir kişi ile ilgi içinde yaşanabilen bir sevgi, bu yönüyle, sevgi olmadığı, ortak-yaşamsal bir bağlantı olduğunu gösterir. Bir kişiyi sevme insan sevgisini de dile getirir. Genetik bakımdan insan sevgisi belli bireyleri sevmekle kazanılır.
  • Ortaçağlarda insan kendini toplumsal ve dinsel topluluğun bir parçası olarak kabul etmekte; kendi öz-ben’ini bağlı olduğu grubun parçası olarak nitelemekteydi.

On sekiz-on dokuzuncu yüzyıllarda “Ben ne düşünüyorsam o’yum” şekline dönüşmüştür.

Son birkaç kuşakta pazarın gittikçe büyüyen etkisi altında ben (öz) kavramı “Ben, olmanızı istediğim kişiyim” şekline dönüşmüştür.

  • Spinoza: “Neşe, insanın daha az yetkinlikten, daha büyük yetkinliğe geçişidir”
  • İnsan daha çok para kazanmak için çalışmakta; bu parayı da yine daha çok para kazanmak için kullanmaktadır. Herkes, acele etmekte ve daha çok zamana sahip olabilmek için araçlar bulmaktadır. Bundan sonra kazanmış oldukları zamanı, yeniden daha çok zaman elde etmek için koşuşturmakla geçirmektedirler. Bu iş artık elde ettikleri zamanı kullanamayacak kadar yorgun düştükleri âna kadar sürüp gitmektedir.

Paylaş

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s