Çevremizdeki en üfürükten meselelerden dolayı bile intihar eşiklerinde gezinen zayıf karakterli insanların yakınmalarından anlaşılan şey. Oysa ki herkes çevresine kısa bir göz gezdirse bile görür ki kendi hâli dünyadaki bir çok insana göre çok daha iyidir.
Garibim 1500 lira maaş alıyor diye bunalımdan bunalıma düşer yok “Babam zengin olsaydı keşke”, yok “Herkesin arabası var, ben kirayı zor ödüyom” falan..
Bir de dünyadaki acı çeken insanların avukatı olan insanlar var. Bu sevgi pıtırcıkları da düşünürler düşünürler “Yav! ne kadar çok acı çeken insan var, ah yazııık!” derler.
Çözüm nedir bilinmez, ama sorun şu ki herkes Adem’in Cennetten dünya denen yere hiç inmediğini (düşmediğini) ve burada eğlenmek için bulunduğu düşüncesinde. Sanki ilahi bir ses onlara “Haydi kullarım dünya denen lunaparka hoş geldiniz, tadını çıkarın. Keyf alamadığınızda da şikayet formlarını doldurmayı unutmayın!” demiş.
Herkesin bir acı limiti vardır, senin için 1500 tl maaş intihar nedenidir, başkası için 300 tl lütuf üstü lütuftur. Paran yoksa sabahtan akşama kadar alışveriş merkezlerinde salak gibi dolaşıp durma, durma da sonra “ben acıların çocuğuyum” moduna girme.
Ha bir de hayalperestler, hayal kurmayı bırakın artık, ümitlenip durmayın. Her şeyin daha kötü olacağını hatırlayın. Her şey daha kötü olacak. Bir kaç yıl içinde bazılarınız öleceksiniz, bazılarınızın yakını ölecek, bazılarınız sevdiği kişi tarafından terk edilecek, bazılarınız hasta olacak, bazılarınız sınavlarda başarısısz olacak, bazılarınız işsiz bazılarınız da güçsüz kalacak, bazılarınız aklınıza bile gelmeyen acılara düşeceksiniz.
Ama bir de iyi yanından bakın. O zaman bile dünyanın en acılı kişisi siz olmayacaksınız ve hâlâ anın tadını çıkarabilirsiniz.
ankakedisi

yüregine saglı harbiden tam ortasından dükmüşsün okudukca başka dunyaya gidip geldim yarabım senin verdigim bugun nimetinede cok şükür