Tanrı ile arasında özel bir bağ olduğunu düşünen insandır. O insan bilir ki tanrı kendisine şah damarından daha yakındır ve yaşadığı tüm acı ve tatlı şeyler de kendisine tanrı tarafından sağlanan çeşitli sınama araçlarıdır.
Tanrı ona acı dolu bir hayat vermiştir fakat tanrı ile barışık kişi bunu “ileriye daha fazla gidecek okun gerilmesi” olarak görmektedir. Tanrı onu sınamaktadır ve elbette bu bir gün sona erecektir, eğer hayatta iken değilse de başka bir boyuta iletildiği zaman bu sona erecektir ve çekilen hiç bir acı boşa gitmeyecek, yaşanan ve mütevekkilane karşılanan her durum ona misli ile mükafat olarak dönecektir. Tanrı onu sevmektedir ve belki de sevdiği için ve öbür dünyaya hiç bir günahı kalmaması için onu sıkıntılarla tertemiz hâle getirmekte ve silkinen bir ağacın üzerinden meyvelerin düşmesi gibi kendisinin aleyhine olan tüm kötülükler öyle silinmektedir.
Tanrı ona güzellikler, mutluluklar, değişik haz fazları arasında gel gitler vermiştir ve bu verdiği güzellikler ona sunulacak olan cennet güzelliklerinin yanında sadece birer demo mahiyetindedir. Tanrı her zaman onun yanındadır ve bazen rotadan çıkmak üzere iken otomatik bir şekilde tekrar yola döndürmektedir. Tanrı ona her şey vermiştir ve bu verilenin farkında olan insan buna şükretmesi gerektiğini ve sahip olduklarının mesuliyeti altında olduğunu bilir ve tüm bunlar adına sırf tanrı için borçlu olduğununun idrakindedir.
Tanrı ile barışık insan ne dünün acısını, ne şimdinin sıkıntısını ne de geleceğin kaygısını duymaz, hissettiği de yalnızca bunun basit ve geçici olduğu, 0<n<150 yıllık hayatının ancak tanrı adına anlamlandırılacağını fark etmektir.
Asla terk edilmedim, asla unutulmadım, asla kendi halime bırakılmadım, belki biraz zorlandım ama biliyorum ki o hep yanımda ve bakalım sırada ne var??…
