Üçlemenin iki parçası; doğmak, yaşamak ile yaşlanmak ve ölmek.
Doğmak;
Oldukça sıradan gelen, mucizevi varoluş. Ruh ile dünyanın rezonans olma evresi. bir meçhule adım atış, süreci bilinmeyen bir romanın ilk sayfası. Kader kataloğunun açılışı.
Yaşamak:
Zamansal olarak dörtlü içindeki en uzun zaman dilimine sahip, (doğmak bir kaç dakika, yaşlanmak varlığını hissettirmesiyle birlikte yaşamanın yaklaşık üçte biri, ölüm bir kaç saniye) fakat çok çabuk geçen ve en farkında olunmadan bitiveren kısım. Doğmak ile ölmek arasında kalan tüm aralık. Ve bu aralığın son kısımları; yaşlanmak.
Yaşlanmak:
Yaşarken oldu bitti ile bazen sert bir şekilde [saçtaki ilk beyaz, ilk kez kırışmış göz altını fark ediş], bazen de alışa alışa algılanan [bir de bakmışsın ki başta saç kalmamış, bir de bakmışsın ki artık kimse "ne kadar güzel" demiyor], bedenin zamana karşı yenilmeye yüz tutması. ölümün ayak sesleri, kuyrukta bekleyen ölümün bir an önce sıranın kendisine gelmesini istemesi ve bu yüzden homurdanma seslerinin gelmeye başlaması.
Ölmek:
Doğmayı, yaşamayı hatta yaşlanmayı varlığı ile var eden, ilk sahnelerin güzelliğini hissettiren tiyatronun bitip, sokağa çıkma vaktini belirten son perde. Tüm hayat sürecinde en az umursanan fakat varlığı ile kendisi dışındaki her şeyi umursanmaz kılan. Assolist, yıldız, vip. Boyut değişim aparatı. Next tuşu
ankakedisi
